Çocukların Nasıl Etkilendiğini Biliyor Muydunuz?
- 1 Ağustos 2020
- Yazar Dünyanın Sesi
Sevgisizlik ve ilgisizlik daha fazla,
toplumun en küçük birimi olan ailelere hasar verir. Zira sevgisizlik ve
ilgisizlik tohumları ilk olarak ailede atılır.
Çocuğa bağırmak, hakaret etmek ve şiddet
göstermek, onu başkalarıyla mukayese etmek ve aşağılamak hatta; onu öpmemek,
ona yeterince sarılmamak, güzel sözler söylememek ve vakit ayırmamak da
sevgisizlik tohumlarına birer örnektir.
Sağlıklı her anne baba çocuğunu kuşkusuz
sever ve imkanları yettiğince çocuğunun ihtiyaçlarını ve bakımını karşılamaya
çalışır fakat çoğu zaman çocuğunun ruhsal ihtiyaçlarını gözden kaçırabilir.
Ruhsal ihtiyacın ana kaynağı güvendir.
Güven duygusunun beslendiği duygu ise sevgidir. Sevginin kanalları da; dokunma
(fiziksel temas), ruhu besleyen güzel sözler ve davranışlar (değerlilik hissi),
ilgi gösterme (vakit ayırmak) ve saygı göstermedir. (kabul görme)
Yani; "Çocuğuma pek vakit
ayıramıyorum, ders çalışması için baskı yapıyorum bazen hatalarından dolayı
cezalandırıyorum ara sıra da bir iki tokat atıyorum ama çocuğumu çok seviyorum
çünkü yemiyorum yediriyorum, giymiyorum giydiriyorum, ne istese alıyorum” diyen
ebeveyn çocuğunun yalnızca fiziksel ihtiyacını karşılamış olur.
Gelelim sevgisiz
büyüyen çocuğun, yetişkinlikteki hayatına…
Sevgisiz
büyüyen yetişkin çoğunlukla; eşine ve çocuklarına sevgisizliğini hissettirir ve
onlara çocukluğunda yaşadığı olumsuz duyguları farklı şekillerde yansıtarak
evde sürekli gerginlik yaşatabilir.
Genellikle
bu eşler; eşine sarılmaktan kaçınır, ona güzel sözler söylemeye utanır, eşine
değerli olduğunu hissettiren davranışlar göstermekte zorlanır, eşiyle uyum
içinde olamaz yani ne birlikte aynı anda yatağa yatabilir, ne birlikte sofraya
oturmayı denk getirebilir, ne eşine özel vakit ayırabilir, ne de eşiyle göz
göze diz dize hoş sohbet edebilir.
0 yanıt Bir yanıt yazın